BUGÜNLERDE HALLERİMİZ

Uzun bir zaman sadece evimizde vakit geçirdiğimizden şu sıralar daha çok dışarıdayız.Tatiller , gezmeler , oturmalar , günler , ziyaretler bir hayli çoğaldı.Bu arada halen tedbirli davranmaya da devam ediyoruz.Maske zorunluluğunun devam ettiği bu günlerde yine de kendimizi temiz havaya bırakmadan edemiyoruz.Haliyle çok özledik.Bende şimdi özlem giderme zamanı geldi diye düşünenlerdenim.
Sevdiklerimizden uzak yaşayanlarımız ne çokmuş.Şimdilerde herkes yolculuk halinde.Hem telaşlı hem de tedbirli yolculuklar var çevremizde.Tam da olması gerektiği gibi.İnsanların birbirlerini görebilmek adına verdikleri sabır takdire şayan.
Biz sohbetlerin yakından olanını seviyoruz.Evet tam olarak bu aslında arzu ettiğimiz.Her ne kadar araya ayrılıklar girse de şimdilerde herkes sevdiklerinin gözlerinin içine bakarak sohbet etmenin tadını çıkarıyor.Alışılmış bir durum bizimkisi.Hem mecburiyet olmasa kim bizleri sevdiklerimizden ayırabilir ki ?
Kurulan sofralar çoğaldı.Misafirler yerlerini aldı.İkramlar her zamankinden daha bir özenle yapılıyor.Çünkü biz hiç olmadığımız kadar çok özlem gideriyoruz.Bir aradayken yine herkes için dikkatli davranıyoruz.Maskelerimiz sıcak havalar da bizi bunaltıyor olabilir.Ama özlem gideriyoruz ya o bize yeter 🙂
Evet özlem gideriyoruz.Bu durum sadece bizim için geçerli değil.Bizimle birlikte çocuklarımız da özlem gideriyor.Hatta en çok onları mutlu ediyor bu durum.Küçücük yüzlerinde kocaman bir kahkaha var.Çünkü artık evimizden çıkıp biraz da olsa onların alanlarındayız.Parklarda , bahçelerde , yeşilin olduğu her yerde gülen yüzlerine rastlıyoruz.Çocuklarımızın halleri bizi neşelendiriyor.Yeşilliklerde onları özlemişti.Düşünüyorum da parkları , bahçeleri güzel görmemize sebep zaten çocuklarımız değimliydi.Elbette ki onlar.İyi ki varsınız çocuklarımız.
Herkesin kendini dışarıya attığı günler yaşıyoruz. Hafta sonları piknik yapmak için sabırsızlanır hale geldik. Çarşı , pazar gezmekten ziyade temiz hava ve yeşillik bizi çağırıyor.Haliyle piknik alanları da hınca hınç dolu hale geldi.Geçen hafta sonu bizde gittiğimiz bir piknikte oturacak yer bulmakta zorlandık.Ama çok ısrarcıydık ve kendi alanımızı kendimiz yaptık. 🙂
Çocuklarımızla gittiğimiz piknikte önceliğimiz onlar olduğu için bir park vazgeçilmez oluyor.Kızımın çok korktuğu salıncak şimdilerde en sevdiği olmaya başladı.Kahkahalar atarak biniyor artık.Çok uzak kalmıştı ona ait alanlarda dilediği gibi oynamaya.Ama şu sıralar en çok vakit geçirdiğimiz yer haline gelir oldu bahçeler , yeşillikler.Yeni yürümeye başlayan bir bebeğin heyecanını düşünecek olursak daha da eğlenceli bir hal alıyor.Mesela benim küçük kızım gibi.Bu konuya ayrıca değineceğim 🙂
Büyüklerimizin çocuklarına , torunlarına kavuşmalarına değinmeden olmaz elbette.En çok sabır gösterenler şimdilerde daha bir keyif alıyor sevdiklerinin yanında olmasından.Seyahatler çoğaldı herkes memleketine , ailesine , evlerine geldi.Onların ihtiyaçlarını daha bir özenle karşılıyor evlatları.Daha bir anlam kazandı diye düşünüyorum yapılan her iyilik.Bende kızımla ilgilenirken eşimin büyüklerimiz için yaptığı her fedakarlıktan ötürü onunla gurur duyuyorum.
Aylar sonra anneannemin evime gelmesi beni çok duygulandırdı.Sanki ilk kez geliyormuş gibi bir his vardı.Tedbirli davranmak zorundaydık ve çok özlemiştik.Her ne kadar sarılmak olmasa da yakından birbirimize nasılsın demek çok büyük anlam taşıyordu.Büyüklerimiz iyi ki var…
Anneannemin kızımla karşılaşması da bir o kadar heyecanlıydı.Benim minik kelebeğim uzun uzun baktı.Her zaman gördüğü yüzlerden çok farklıydı.Önce tebessüm sonra bir kahkaha belirdi yüzünde.Ama en tuhafı bir anda onu ağlarken görmemizdi. Kısa süreli bir konuşma dan sonra sakinleşti ve oda bize eşlik etti.Kızımın kısa kısa , tatlı tatlı cevaplar verişi beni mest ediyor.
Bu ve bunun gibi bir sürü şey bu sıralar önce kızımı sonrasında da bizleri mutlu ediyor.
Kavuşulabilen özlemler ne güzel.Bir de hep özlemeye devam ettiklerimiz oluyor.
Yanımız da olamayan babannem seni çok özlüyorum.

ÇOK ÇABUK SİNİRLENİR OLDUK

Benim küçük kızım büyüyor. Her gün yeni bir davranışı ile karşılaşıyoruz.Özellikle bu günlerde çok çabuk sinirlenir oldu.Ses tonunun yükselmesi ellerini sıkarak karşılık vermesi korkutuyor beni.
Bir şeyler istediği gibi gitmediğin de anında yüzünde ki ifade değişiyor.Gülümsüyorken birkaç saniye sonra oyuncağını alamayan kızım ellerini sıkarak bağırmaya başlıyor.Tavrı kesin bir şekilde yaptırmak odaklı.Elbette biz şaşkınlıkla izliyoruz.
Çünkü kızım daha 1 yaşında ve bu sinir fazla gibi geliyor.Bebeklerin bu şekilde devam eden alışkanlıkları beni korkutuyor.Çünkü hiç alışkın değiliz.Hep gülümseyen bir bebeğim var ve bunun hiç değişmesini istemiyorum.
Çok şükür ki uzun sürmüyor.Bir şeylere kızıp tavır yapması 1 en fazla 2 dakika sürüyor.
Bunun acilen önüne geçmemiz lazım diye düşünerek onunla hemen tatlı tatlı sohbet etmeye çalışıyoruz.Genellikle de başarıyoruz.Çünkü kızımın bu tavrı geçici diye düşünüyorum.
Öyle olmasını diliyorum.

KÜÇÜK KÜÇÜK CEVAPLAR VERİLİYOR ARTIK

Kızım zaman zaman anne , baba ve dede demeye başladı.Bunların yanı sıra aslında başka bir şeylerde anlatmak istediğini görüyorum.
Yere düşen oyuncağını isterken eliyle işaret etmeleri , biz oyuncağını alıp verene kadar çıkardığı sesler çok güzel.Hatta bazen kendi kendine konuşmaları bile oluyor.Bir şey istediğinde ısrarla konuşuyor kızım. Her ne kadar biz anlayana kadar belirli bir zaman geçse de pes etmiyor.Bazen sinirlenip sesini yükselttiğini de görüyoruz.Kızım şimdiden atarlı bir kız olacağını belli ediyor.
Atarlı demişken biraz da sinirli olacak sanırım. İstediği hemen gerçekleşmediğin de ellerini sıkarak istediğimi verin dercesine konuşuyor.Bu durum beni biraz endişelendiriyordu aslında ama bebeklerde belirli zamanlar böyle olabiliyormuş.
Biz kızımla bütün gün konuşuyoruz.Bir şey istediğinde ısrarla tekrar tekrar soruyorum.Ama günün en güzel sohbetini bana göre babasıyla yapıyorlar.Önce gözlerini ayırmıyor babasından sonra bir bakıyor kucağında.Kızımın bu durum çok hoşuna gittiğinden hemen bir sohbet konusu buluyorlar.Babası konuşurken onu dikkatlice dinliyor sonra minik minik cevaplar veriyor.
Nasıl ki bebeğimiz bizi dinliyor bizde onu can kulağıyla dinleyelim.Anlamaya çalışalım.Şuan tam zamanı diye düşünüyorum.