ÇOCUĞUMUZ NE İSTİYOR ?

Biz anne ve babaların en çok keyif aldıkları bir diğer konu da bebeğimizin ne istediği konusunda işaretlerini görmektir.Bazen biz anlayana kadar büyük bir çaba da harcayabiliyorlar.Oysa ki bir süre sonra anlamak hızlanıyor ve keyifli hale geliyor.
Kızımın da istediğini anlatma konusunda çok inatçı bir tavrı var.Asla pes etmeden elini o yöne uzatarak işaret ediyor. 🙂
İlklerde gerçekten çok zorlanıyorduk.Çünkü yaramazlıktan başka bir şey düşünmez hale gelmişti.Ama şimdilerde eğlenceli bir şekilde bize istediklerini anlatmaya çalışıyor.Bundan kendisi de mutlu oluyor.Çünkü bebeğimizin ne istediği bizim için önemli.Her anne baba içinde böyle olmalı diye düşünüyorum.
ONU YETERİNCE İYİ DİNLİYOR MUYUZ ?
Bebeklerimizin zaman içerisinde büyüdüklerini görmek ve isteklerini anlatmaya başlaması bizi heyecanlandırır.Bu durum bazen çok güzel bazen de çok yorucu geçer.
Benim kızım çok konuşan bir çocuk olacak diye düşünüyorum.Kendi kendine konuşmalarını sürekli duyar olduk.Kimi zaman çok kolay anlaşıyoruz kimi zaman da gerçekten yorucu bir hal alıyor.Kendisini elbette dinlememe şansımız yok. 🙂
Tabii bu durum bir yana onu dinlemeye çok dikkat ediyoruz.İstediği oyuncak, istediği yemek , istediği sevgi çok kıymetli benim için.Bazen sadece dikkat etmemizi ister hali var.Ona bakıp ne demek istediğini anlamaya çalışıyoruz.Kızım ona baktığımızı , onu dinlediğimizi gördüğünde kendini daha iyi hissediyor.Bu şekilde konuşma çabası da devam ediyor.Diğer türlü olduğunda bizim ile iletişimi kopabilir diye tedirgin oluyorum.Her anne bebeğinin kendini iyi ifade edebiliyor olmasını ister.Bunun yolu da onu dinlemekten geçer.Lütfen bebeğimizin ne dediğini , ne istediğini önemseyelim.Onu dinlemek hem bize hem de çocuğumuza iyi gelecektir.
İSTEDİKLERİNİ YAPARKEN ŞIMARTIYOR MUYUZ ?
Yanlış ve doğru birbirinden çok farklı iki gerçektir.Sadece yanlış gördüklerimize ‘hayır yapma ‘ demek yerine doğrunun ne olduğunu anlatmaya çalışmak lazım.Çocuklarımızın her istediği yanlış ve yada her istediği doğru olamaz.Buna dikkat ettiğimiz zaman karşımıza çıkan yine biz anne ve babanın üzerine düşen görevlerin önemini daha iyi anlıyorum.
İstediği olsun diye türlü türlü numaralar yapan bebeklerimiz de vardır elbette.Mesela benim kızım ağlayarak dediğini yaptırmaya çalışıyor.Bu onun en büyük numarası.Çünkü istediği olduğu an bir anda ağlamanın yerini gülümseme alıyor.Ne kadar dikkat etsek de bazı zamanlar onu çok şımartıyor olabilir miyiz diye düşünüyorum.Eminim bunu yaşayan bir çok anne ve baba vardır.
Bir diğer numaraları da çığlık atmak diyebilirim.Ben kızımda da karşılaşıyorum.Çok sıklıkla olmasa da bazen kuvvetli bir çığlıkla istediğini elde etme çabası oluyor.Bizim bu durumdan ne kadar rahatsız olduğumuzun farkında olduğundan ısrarına devam ediyor.Büyüdükçe de istekleri ve yaramazlıkları da hiç bitmiyor.
CEP TELEFONU , TELEVİZYON VE TABLET İSTEKLERİ
Her istediğinin olmayacağını bilen bir çocuk yetiştirmek her geçen gün daha da zorlaşıyor.Teknolojinin gelişimiyle çocuklarımızın oyun anlayışı da çok değişti.Bunun önüne geçebilmek için uzmanlarımız sürekli cep telefonu , televizyon ve tabletten çocuklarımızı uzak tutmamız gerektiğini dile getiriyor.Biz anne ve babaların bu konuda bir fazla dikkat etmemiz gerekiyor.Çünkü biz yetişkinlere dahi bu kadar çok zararı olan ürünlerin çocuklarımıza zararlarını tartışmaya bile gerek görülmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Kızım henüz 1 yaşında ve cep telefonu ile televizyona ilgisi başladı.Biz telefonlarımızı onun yanında çıkarmamaya çalışıyoruz.Ama elbette ne kadar dikkat etsek de tek bir ses bile onun telefondan geldiğini anlamasına yetiyor.Her şeyi çok çabuk kavrayabiliyor bu çok güzel ama bir de bunun yanlış olduğunu anlatabilirsek çok daha iyi olacak.
Televizyon konusun da biraz daha şanslıyız.Çünkü kızımın oyuncakları ile oyun oynaması televizyonu ona çok çabuk unutturuyor.Tam o sırada kumanda biz de oluyor. 🙂

GÜNEŞ , PARK VE MUTLULUK

Beklediğimiz gün yeniden geldi ve kızımı dışarı çıkardım.Biraz tedirgin bir şekilde arabasına bindirdim.Önceki gibi hemen adapte olamıyor.Biraz etrafı izlemeye başladı.Sonrasında elbette sıkıldı.
Yakınlardaki bir parka geldik.Etraf çocukların sesiyle güzelleşmişti.Kimisi bisiklet sürüyor , kimisi kaykayını almış parkın etrafını geziyordu.Biraz küçükleri de salıncak ta sallanıyordu.Hepsi çok keyifle vakit geçiriyordu.Kızım da onların en küçük izleyicisiydi.
Şaşkın şaşkın baktıktan bir süre sonra gülmeye başladı.Onların seslerini duymak hoşuna gitmişti.
Hava mis gibi bahar kokuyordu.Ağaçların tomurcuklanması da ayrı bir güzeldi.Ama en güzeli güneşe yakın olmaktı.Biz çok özlediğimizden midir bilmiyorum ilk işim kendimi hemen güneş gören bir yere bırakmak oldu.Kızımın da ellerini açıp avuç içlerine vitaminini alsın diye bekledim.
Herkes sosyal mesafe kuralına harfiyen uymuştu.Banklar birbirine belirli bir uzaklıkta idi.Ve herkes maskeliydi.Maskeleri takmış olmalarına rağmen bazı annelerde ki tedirginlik gözlerinden okunuyordu.Kızımın salıncak keyfinden sonra çok fazla kalmadık.Hepimizde biraz tedirginlik vardı elbette.Ama elbette geçecek. Bu günlerin tadını doya doya çıkardığımız zamanlar yakındır.

YEMEĞİNİ KENDİSİ YİYECEKMİŞ

Kızımın her gün değişen halleri beni bugün de şaşırtmadı.Küçük kızım şu sıralar elinden kaşığını bırakmak istemiyordu.Her ne kadar ben oynamak için aldığını düşünsem de aslında durum öyle değilmiş.
Benim küçük kızım yemeğini kendisi yemek için önce kaşığını istiyor.Sonra soframızdakilerden mama sandalyesine bırakmamızı istiyor.İlklerde sadece kaşıkla oynuyordu fakat bizi izleyip yemek yiyormuş gibi hareketler yapmaya başladı.Bugünlerde ekmeği de dahil olmak üzere her şeyi kendisi yemek istiyor.
Ben elimde tabakla yaklaştığımda önce duruyor sonra ‘mama mama ’ demeye başlıyor.Yemeğin kendisi için olduğunu çok rahatlıkla anlayıp tepki veriyor.Mutlu oluyor. 🙂
Kızım sürekli bir şeyler yemek istiyor.Fakat çok az yiyor.Sık sık yemek saatlerimiz oluyor.Çünkü tam anlamıyla doyduğunu anlamadan yemeği bırakıyor oyuna dönüyor.Bu benim hiç hoşuma gitmiyor. Bu davranışı uzun sürmesin diye dualar ediyorum.Çünkü bütün gün ne kadar yedirmem gerekirdi diye endişe duymaya başladım.
Elinde bir şeyler olduğunda yemek yemek daha cazip geliyor olacak ki her şeyi eline almaya çalışıyor.Benim küçük kızım büyümüş de kendi yemeğini kendisi yemek istiyor. 🙂

BEBEĞİM OYUN OYNASIN BENDE ONU İZLEYEYİM

Kızımın oyun oynarken ki hallerini çok seviyorum.Aslında her halini seviyorum. 🙂
Oyuncaklarıyla olan samimiyeti mutluluk verici.Önce eline alıp itina ile incelemesi sonra dokunup ne olduğunu anlamaya çalışması çok keyifli.
Kızım gerçekten çok meraklı bebek.Bulunduğumuz ortamda herhangi bir ses duyduğunda anında başını çevirip ne olup bittiğini anlamaya çalışıyor.Sonra tekrar bir oyuncak ile güzel bir bağ kurup kendi kendine sakinleşiyor.Oyuncaklarıyla oynaması için mutlaka birinin başında beklemesi gerekmiyor.Ayrıca oyuncağının ne olduğunun hiç önemi olmaksızın onlarla vakit geçiriyor.
Bu esnalarda sakince onu izliyorum.Mesela ellerini kullanışı dikkatimi çekiyor.Bütün parmak aralarını doldurup her oyuncağını yanında gezdirmek istiyor.Sanırım onlarla ayrı bir bağ kurduğundandır.Kızımın bu hallerini sevgi dolu bir bebek olacağına müjde olsun diliyorum.Oyuncaklarını kırmak istemesini düşünmek istemiyorum.
Sonrasında bir ara kendi kendine küçük küçük melodiler söylediğini duyuyorum.Müzik ile arası çok iyidir. 🙂
İncecik sesi beni kendine çekiyor. Öylece izliyorum. Belki de elindekiler ile tatlı tatlı konuşuyor.Sanırım ailecek sohbet seviyoruz.
Bazen mimikleri de anında değişebiliyor.Bir oyuncağının uzakta olduğunu fark edince hızla ona doğru koşarak yanına gidiveriyor.Kızımın panik halleri de ayrı bir keyifli.Ben bebeğimi izlemeyi seviyorum.Bazen telaşlı bazen ürkek bazen de sevgi dolu halleri var.Her biri büyüdüğüne işaret.Onu oyun oynarken yani bir nevi büyürken izlemeyi seviyorum.

KIZIMIN SU VE BANYO KORKUSU

Kızımın su ile arası bir türlü iyi olamıyordu.Her banyo yaptırmak istediğimizde aynı sorunu yaşıyorduk.Suya dokunmaktan ve banyo yapmaktan korkuyordu.
İlklerde pek anlamadı ve alışmıştı da ama şuan her şeyin farkında ve istemediği bir şey olduğunda hemen tepsi gösteriyordu.Banyo kapısına yaklaştığımız da hazırlığı görür görmez ağlamalar başlıyordu.İçeri girmek istemiyordu.Her defasında kızımı önce ikna eder olmuştuk.Belirli bir süre onu ikna ediyoruz daha sonrasında banyo yaptırıyorduk.Hiç yerinde durmadığı için benim küçük kızım bizi çok yoruyordu.Uzun uzun yıkama durumumuz olmuyordu.Hemen bitirme düşüncesiyle çabucak çıkarıyorduk.
Bu bahsettiğim yaklaşık 2 ay kadar falan önceydi.Şimdilerde kızımın su ya karşı tepkileri azalmaya başladı.Her güne başlamamız da önce elimizi yüzümüzü yıkıyoruz .Ellerini suya tutup kendisinin yıkmasını sağlıyorum.Böylelikle kendisi de oyun oynar gibi keyifleniyor.
Bu zamanlar çok da kolay olmadı elbette ki.Her yüz yıkmamız ayrı bir durum ayrı bir olaydı.Çok inatçı bir kızım var ve ikna etmek zor oluyordu.Ama sevgi her şeyi halleder düşüncesiyle onun suyu sevmesi için elimden geleni yaptım.Buna suyla oynaması da dahil.Ellerini her suya tutmasında yüzünde ki tebessüm biraz şımarıklığa da dönüşüyor ama olsun şimdi banyo yapması daha keyifli daha güzell 🙂