KIZIM İLE İLK TATİLİMİZ

Uzun bir süredir yazı yazmaya ara vermiştim.Ne kadar özlediğimi tahmin bile edemezsiniz.Aslında yazmaktan ne kadar keyif aldığımı unutur olmuştum.Şimdi tekrar devam edeceğim.Tatilimiz bitti ve ben yine bilgisayarım başındayım.Üretmeye , çalışmaya devam edelim.Biz annelere çok iyi geldiğini düşünüyorum.Hadi başlayalım o vakit. 🙂

ARABA YOLCULUĞUMUZ

Biz bu yaz çekirdek ailem ile kısa ama güzel bir tatil yaptık.Tercih ettiğimiz yer ise Karadeniz oldu.Yeşilin her tonunu görebilmek mümkün olduğundan doğa ile iç içe mükemmel bir tatil olduğunu söyleyebilirim.Kesinlikle bitmek bilmeyen bir oksijen deposu var.
Bu tatilin bizim için özellikle ayrı bir önemi daha var. Çünkü kızım ile ilk tatilimiz.Elbette biz de kendi kendimize acaba çok zorlanır mıyız diye düşünmedik değil.Ama şükürler olsun kızım bizi hiç üzmedi.Her günümüze ayrı ayrı değinmek istediğimden şimdilik detaya girmiyorum.
Çocuklar büyüdükçe ne kadar hareketli oldukları tahmin edersiniz.Bitmek bilmeyen enerjileri var.Bizlerde bu enerjiye yetişmeye çalışanlar olarak rolümüzü alıyoruz. 🙂
Kızım ile çıktığımız yolda bizi en çok korkutan arabada yolculuk etmemizdi.Çünkü belirli bir süre sonrasında sıkılıp huysuzlanabileceği diye bir gerçek vardı.Her ne kadar ona ortam ve oyuncak imkanı sağlayabilmiş olsak da kapalı alanda belirli bir süre kalabiliyordu.Çok şanslıyız ki kızım arabada uyumayı tercih etti.Bizi korkutan ilk adım güzel bir anıyla başladı.Kızım yolculuk başlar başlamaz güzel gözlerini yumdu mışıl mışıl uykuya daldı.Belirli süre aralıklarıyla uyansa da bizi hiç üzmedi diyebilirim.
Yolculuklar da bebeğinizin uyuyor olması gerçekten bir anne için çok iyi bir durum.Bebekler arabada yolculuk etmeyi severler diye hep duymuşuzdur.Hatta bebekleri uyumayan ebeveynler arabada gezdirip uyumalarını bekleyebiliyorlar.Elbette bu son çare olabilir.Çünkü biz annelere düşen bebeklerimizin uyku düzenini sağlayabilmektir.
Bir diğer korkumuz da hareket alanı kısıtlı olacağından çok çabuk sıkılıp dışarı çıkmak istemesiydi.Bu konuda bir çok annenin yaptığı gibi eline telefon verip keyfimize bakmadık.O küçük alanımız da kızım ile oyunlar oynamaya çalıştık.Yolculuk esnasında sevdiği meyveleri eline verip kendi yemesini bekledik.Yolculuk esnasında arabamız biraz kirlenmiş olabilir.Hatta biraz dan az fazla da olabilir. 🙂
Yeter ki bebeklerimiz huzurlu olsun , onlar için yapamayacağımız bir şey yoktur. 🙂

BUGÜNLERDE HALLERİMİZ

Uzun bir zaman sadece evimizde vakit geçirdiğimizden şu sıralar daha çok dışarıdayız.Tatiller , gezmeler , oturmalar , günler , ziyaretler bir hayli çoğaldı.Bu arada halen tedbirli davranmaya da devam ediyoruz.Maske zorunluluğunun devam ettiği bu günlerde yine de kendimizi temiz havaya bırakmadan edemiyoruz.Haliyle çok özledik.Bende şimdi özlem giderme zamanı geldi diye düşünenlerdenim.
Sevdiklerimizden uzak yaşayanlarımız ne çokmuş.Şimdilerde herkes yolculuk halinde.Hem telaşlı hem de tedbirli yolculuklar var çevremizde.Tam da olması gerektiği gibi.İnsanların birbirlerini görebilmek adına verdikleri sabır takdire şayan.
Biz sohbetlerin yakından olanını seviyoruz.Evet tam olarak bu aslında arzu ettiğimiz.Her ne kadar araya ayrılıklar girse de şimdilerde herkes sevdiklerinin gözlerinin içine bakarak sohbet etmenin tadını çıkarıyor.Alışılmış bir durum bizimkisi.Hem mecburiyet olmasa kim bizleri sevdiklerimizden ayırabilir ki ?
Kurulan sofralar çoğaldı.Misafirler yerlerini aldı.İkramlar her zamankinden daha bir özenle yapılıyor.Çünkü biz hiç olmadığımız kadar çok özlem gideriyoruz.Bir aradayken yine herkes için dikkatli davranıyoruz.Maskelerimiz sıcak havalar da bizi bunaltıyor olabilir.Ama özlem gideriyoruz ya o bize yeter 🙂
Evet özlem gideriyoruz.Bu durum sadece bizim için geçerli değil.Bizimle birlikte çocuklarımız da özlem gideriyor.Hatta en çok onları mutlu ediyor bu durum.Küçücük yüzlerinde kocaman bir kahkaha var.Çünkü artık evimizden çıkıp biraz da olsa onların alanlarındayız.Parklarda , bahçelerde , yeşilin olduğu her yerde gülen yüzlerine rastlıyoruz.Çocuklarımızın halleri bizi neşelendiriyor.Yeşilliklerde onları özlemişti.Düşünüyorum da parkları , bahçeleri güzel görmemize sebep zaten çocuklarımız değimliydi.Elbette ki onlar.İyi ki varsınız çocuklarımız.
Herkesin kendini dışarıya attığı günler yaşıyoruz. Hafta sonları piknik yapmak için sabırsızlanır hale geldik. Çarşı , pazar gezmekten ziyade temiz hava ve yeşillik bizi çağırıyor.Haliyle piknik alanları da hınca hınç dolu hale geldi.Geçen hafta sonu bizde gittiğimiz bir piknikte oturacak yer bulmakta zorlandık.Ama çok ısrarcıydık ve kendi alanımızı kendimiz yaptık. 🙂
Çocuklarımızla gittiğimiz piknikte önceliğimiz onlar olduğu için bir park vazgeçilmez oluyor.Kızımın çok korktuğu salıncak şimdilerde en sevdiği olmaya başladı.Kahkahalar atarak biniyor artık.Çok uzak kalmıştı ona ait alanlarda dilediği gibi oynamaya.Ama şu sıralar en çok vakit geçirdiğimiz yer haline gelir oldu bahçeler , yeşillikler.Yeni yürümeye başlayan bir bebeğin heyecanını düşünecek olursak daha da eğlenceli bir hal alıyor.Mesela benim küçük kızım gibi.Bu konuya ayrıca değineceğim 🙂
Büyüklerimizin çocuklarına , torunlarına kavuşmalarına değinmeden olmaz elbette.En çok sabır gösterenler şimdilerde daha bir keyif alıyor sevdiklerinin yanında olmasından.Seyahatler çoğaldı herkes memleketine , ailesine , evlerine geldi.Onların ihtiyaçlarını daha bir özenle karşılıyor evlatları.Daha bir anlam kazandı diye düşünüyorum yapılan her iyilik.Bende kızımla ilgilenirken eşimin büyüklerimiz için yaptığı her fedakarlıktan ötürü onunla gurur duyuyorum.
Aylar sonra anneannemin evime gelmesi beni çok duygulandırdı.Sanki ilk kez geliyormuş gibi bir his vardı.Tedbirli davranmak zorundaydık ve çok özlemiştik.Her ne kadar sarılmak olmasa da yakından birbirimize nasılsın demek çok büyük anlam taşıyordu.Büyüklerimiz iyi ki var…
Anneannemin kızımla karşılaşması da bir o kadar heyecanlıydı.Benim minik kelebeğim uzun uzun baktı.Her zaman gördüğü yüzlerden çok farklıydı.Önce tebessüm sonra bir kahkaha belirdi yüzünde.Ama en tuhafı bir anda onu ağlarken görmemizdi. Kısa süreli bir konuşma dan sonra sakinleşti ve oda bize eşlik etti.Kızımın kısa kısa , tatlı tatlı cevaplar verişi beni mest ediyor.
Bu ve bunun gibi bir sürü şey bu sıralar önce kızımı sonrasında da bizleri mutlu ediyor.
Kavuşulabilen özlemler ne güzel.Bir de hep özlemeye devam ettiklerimiz oluyor.
Yanımız da olamayan babannem seni çok özlüyorum.

KIZIM HANGİMİZE DAHA ÇOK BENZİYOR

Her çocuğun kendine has davranış halleri vardır.Yemek yerken , gülerken , konuşurken , yürürken,uyurken vs…
Benim küçük kızımın da hem bana hem babasına benzer huyları çok fazla.
KIZIM YEMEK YERKEN
Aynı babası diyebileceğim bir durum bu.Kızım çok çabuk karnı doysun istiyor.Ağzında ki lokması bittiğinde hemen ardından yenisi gelsin istiyor.Ayrıca yemek yediren kim olursa olsun önceliği kızım olmalı.Her ne kadar bizi güldürdüğü olsa da bu iyi mi kötü mü bilemiyorum.
Sofra da ki arayışı beni şaşırtıyor.Mesela tek çeşit bir şey olmasını istemiyor. Her şeyin tadına bakma gibi bir çabası var.Tadına baktığı hoşuna gitmezse tekrardan asla yediremiyoruz.
Bebeğim için her gün mutlaka bir çorba yapıyorum.Özellikle ekşi tarhananın faydaları anlatmakla bitmez.Her gün taze çorba yapmama rağmen kızım asla ikinciye onu yemek istemiyor.Günde bir defa yapıp yedirmem gerekiyor küçük hanım için. 🙂
Mutfak kızımın en sevdiği alan.Kapıdan ‘mamma’ diyerek içeri girmeye bile başladı.Ama mutfağı ona sevdiren sofraya birlikte oturmamız diyebilirim.Kızım da babası gibi sofranın birlikte güzel bir yer olduğuna inanıyor.Tek başına yemek yediremediğim çok oluyor.Evde benim de yemek yediğimi gördüğünde keyifle yemek yiyor.
Yemeklerde seçici değil benim pamuk kızım.Her yemeği yiyor diyebilirim.Henüz kırmızı mercimek ile pek anlaşamadı ama olsun. 🙂 Bir çeşit sayılmaz diye düşünüyorum.Bu konuda da aynı annesi.Mümkün olduğunca her yemeğin tadına bakmasını sağlıyoruz.Bu bir anne için çok kurtarıcı.Lütfen siz de 6. aydan itibaren bu konulara dikkat edin.Bir bebeğin her şeye ihtiyacı var.
Bebeğim her şeyi eline alıp tüketmeyi seviyor.Bu kendisine has bir durum olarak düşünüyorum. 🙂
ÇOK İNATÇI
Her dediği olmasın diye çok çaba gösteriyoruz.Ama bizim bu çabamıza rağmen kızım çok inatçı.Bu denli inatçı olmasını eşim bana benzetir.Ama ben aynı fikirde değilim.İkimiz de çok inatçıyız.
Benim küçük kızım istediği olsun diye çok çaba gösteriyor.Sonunda pes eden biz de olabiliyoruz.Mesela istemediği yere asla oturtamazsınız.İstemediği oyuncağı asla almaz eline.İstemediği yemeği yediremezsiniz.
RAHATINA ÇOK DÜŞKÜN
Tamamen babası diyebileceğim bir konudayız.Benim bebeğim gerçekten rahatına çok önem verir.Uzanıp televizyon izlediği zamanlar ayrı bir moddayız.
Ayrıca yemek yedikten sonra mutlaka biraz keyif yapması da rahatlığından diye düşünüyorum.Her yer oyun alanı olabilir ama onun mutlu olduğu yer olmalı.Vücudunun rahatsız olduğu yerde kalma olasılığı hiç ama hiç yok.Öncelikle kendisinin hareket kısıtlaması olmayan bir alan olmalı.
KIZIM UYURKEN
Kızım uyumadan önce ve uyurken aynı annesi.Eğer gerçekten uykusu gelmişse oracık da uykuya dalabilir.İlla bir yatak düzeni olması gerekmez.Ayrıca ellerini hiç durdurmayan bir hali var.Sürekli kıpırdamaları ve sayıklamaları olur.Ben de çok sayıklıyormuşum.
Eller yukarı da başının üzerinde ayakların biri diğerinden baya uzakta uyuyor.Nasıl rahat ettiğini anlamak zor gerçekten.Benim gibi. 🙂
Gözler kapanır kapanmaz uyuyan bir kızım var.Anında bir nefes alıp verişi duyuluyor.Bakmışız ki uyumuş bile.
HİÇ YORULMUYOR
Kızımın bu denli hareketli olması tam anlamıyla babasından aldığı bir özellik olmalı.Hem çok hızlı hem de hiç yorulduğunu bilmeyen bir hali var.Oynamak istediği oyuncağının nerede olduğunun değil elinde olmasının daha önemli olduğunu gördüğümüz bir dönemdeyiz.Koşarcasına gidip alışı bizi mest ediyor.
Ben evimde iş yaparken kızımın hangi odada ne kadar kalabildiğini henüz hiç anlayamadım.Çünkü hiç yerinde durmuyor.Sürekli bir gezinti hallerimiz var.Bir odadan diğer odaya geçmesi çok da uzun bir zamanını almıyor.Ayrıca bu halleri onun keyif aldığı bir durum haline geldi.
ÇOK KÜÇÜK ŞEYLER MUTLU EDEBİLİYOR BİZİ
Kızımın en sevdiğim halleri bu diyebilirim.Mutlu olması için küçük bir oyuncak , sevdiği bir müzik , özlediği birinin sesini duymak yeterli.Sevdiği bir oyuncağıyla arasına kimse giremez.Onunla keyifli vakit geçirmeyi sağlıyor.Bizim bunun için bir şey yapmamıza gerek duymuyor.Müzik sesini duyar duymaz o yana doğru gelişi , kollarını hareket ettirişi çok güzel.Kızımın yüzünde hemen bir gülümseme beliriyor.
Kapımız çaldığında sevdiği birinin sesini duyduğunda gözleri parlıyor.Özlemenin en demek olduğunu çok küçükten öğrendi bebeklerimiz.Ama şimdi özlem gidermenin onları ne denli mutlu ettiğini de görüyoruz.Bu halleri her ikimize de çok benziyor. 🙂

GÜNEŞ , PARK VE MUTLULUK

Beklediğimiz gün yeniden geldi ve kızımı dışarı çıkardım.Biraz tedirgin bir şekilde arabasına bindirdim.Önceki gibi hemen adapte olamıyor.Biraz etrafı izlemeye başladı.Sonrasında elbette sıkıldı.
Yakınlardaki bir parka geldik.Etraf çocukların sesiyle güzelleşmişti.Kimisi bisiklet sürüyor , kimisi kaykayını almış parkın etrafını geziyordu.Biraz küçükleri de salıncak ta sallanıyordu.Hepsi çok keyifle vakit geçiriyordu.Kızım da onların en küçük izleyicisiydi.
Şaşkın şaşkın baktıktan bir süre sonra gülmeye başladı.Onların seslerini duymak hoşuna gitmişti.
Hava mis gibi bahar kokuyordu.Ağaçların tomurcuklanması da ayrı bir güzeldi.Ama en güzeli güneşe yakın olmaktı.Biz çok özlediğimizden midir bilmiyorum ilk işim kendimi hemen güneş gören bir yere bırakmak oldu.Kızımın da ellerini açıp avuç içlerine vitaminini alsın diye bekledim.
Herkes sosyal mesafe kuralına harfiyen uymuştu.Banklar birbirine belirli bir uzaklıkta idi.Ve herkes maskeliydi.Maskeleri takmış olmalarına rağmen bazı annelerde ki tedirginlik gözlerinden okunuyordu.Kızımın salıncak keyfinden sonra çok fazla kalmadık.Hepimizde biraz tedirginlik vardı elbette.Ama elbette geçecek. Bu günlerin tadını doya doya çıkardığımız zamanlar yakındır.

ÖĞRENMEYE ÇALIŞIRKEN SINIR TANIMIYORLAR

Kızıma bir gün içerisinde ne kadar çok ‘Yapma ’ dediğimi hatırlamıyorum.Ama çok fazla kullandığım çok doğru.Bu kadar çok kullanmama rağmen her gün aynı durumlar tekrar tekrar yaşanıyor.
Kızım ben söyledikçe her şeyin daha çok üstüne gidiyor .Olmaması gerektiğini biliyor ama kabul etmiyor.Israr ile devam ediyor.Öncelerde çok çabuk kandırdığım kızım şu sıralar daha çok kandırıyor beni.
Mutfağımda ulaşabildiği her şeyin elinin altında olmasından büyük keyif alıyor.İlklerde sadece plastiklere gücü yetiyordu.Şuan tava , tencere ne olursa yerlerde gezdiriyor.Bir süre sonra onlardan da sıkılıp başka bir odayı dağıtmaya geçiyor.
Bir süre sonra pes etmek vardır ya ben bazen pes ediyorum.İsyan etmiyorum ama bol bol sabır çekiyorum 🙂
Bazen gerçekten kendisine zarar verebilme ihtimali olursa diye çok endişeleniyorum.Korkmadan her şeye atlaması , çekmece , sandalye , dolap her ne olursa olsun saldırması beni korkutuyor.Gözlerim sürekli kızımın üzerine oluyor.
Çok yaramaz bir kızım olduğundan artık yaptıklarına şaşırmamaya başladım.Çünkü benim küçük kızım sürekli bir dağınıklık haliyle yaşıyor.Bundan büyük keyif alıyor.Her ne kadar evim eskisi gibi olmasa da hiç önemli değil.Kızım kendini çok çabuk affettiriyor.Bir tebessüm bir bakış beni benden alıyor … 🙂

SAHUR ZAMANI UYANAN KIZIM

Kızım geceleri acıkmadığı sürece uyanmayan bir bebek.Güzel uykusu gece daha tatlı geliyor olacak ki bizi de bu konuda hep yardımcı olmuştur.Ara ara huzursuzlukları oluyor elbette. Ama bunun sebebi dişlerinin çıkıyor olmasıdır.Diğer zamanlarda uykusunu alıyor ve dinleniyor.
Bu sıralar kızım sahur zamanı uyanıyor.Belki annesinin hazırlık yaparken çıkardığı seslerden belki de davul sesinden.Ben davul sesinden olduğunu düşünüyorum.Çünkü evimize ses çok net bir şekilde geliyor.Bizden önce kızım uyanıyor.
3 gün oldu bu durumu sürekli yaşadığımız.Kızım tam da sahur zamanı uyanıyor ve birlikte sahurumuzu yapıyoruz.Aslında ne de güzelmiş böyle sofraya oturanın artışını görmek.Onunla çok keyifli sahurumuz oluyor. Annesi ve babası olarak biz önce kızımızı doyuruyoruz.Sonra sıra kendimize geliyor.Onun yarı uykulu halleri bize hemen uyusun diye doyuralım hissiyatı veriyor.
Birlikte huzurla uyandığımız sahurlarımız olsun diliyorum.Şimdi çok farkında olmadan bize eşlik ediyor.İnşallah ilerleyen zamanlarda oda bizim gibi sahur zamanını bekleyenlerden olacaktır.

İLK ADIMLAR İÇİN CESARETE İHTİYACI VAR

Kızım uzun zamandır emeklemeye devam ediyor.Bu durum biraz korkutuyor beni. Çünkü bu kadar zaman geçmesine rağmen hala yürümemesi normal mi bilemiyorum.
Emeklerken çok mutlu.Ama biz yürütmeye çalıştığımızda bize kızar gibi tavır takınıyor.İlklerde böyle değildi fakat şuan daha huzursuz görüyorum kızımı.Biz tek elinden tuttuğumuzda ayaklarını hareket ettiriyor.Fakat bırakmamızı istemiyor.Sanırım korkuyor.
Sürekli küçük çaplı düşmeler yaşıyoruz.Çok şükür ki canı acıyacak kadar sert düşmüyor.Kendini kontrollü bir şekilde bırakmayı öğrendi.Poposunun üstüne oturuveriyor.Bizimde yakınlarında olup olmadığımızı kontrol ediyor.
Bir şeylerin kenarlarına tutunup ilerlemeyi öğrendi.Hatta düz duvara tutunduğunu görüyorum.Bu çok şaşırtıyor beni.Nasıl kalabiliyor ?
Her şey buraya kadar güzel ama bir sorun var ki kızım halen yürümeye cesaret edemiyor.Korkmamayı başarırsa olacak biliyorum.İlk adımlar gelecek.Yüzde mutluluk belirecek.
Ayakta birkaç saniye durabiliyor.Oda bizim ısrarımız ile oluyor.Onunla oynar gibi yapıp o sırada kendi haline bırakıyoruz.Biraz yürüsün diye beklerken benim küçük kızım cesaretini kaybedip oturuveriyor.
Yürümeden önce ilk adımlar çok kıymetlidir.Bizde dört gözle bekliyoruz.Bakalım ne zaman doğru zaman… 🙂

KIYAFET DEĞİŞTİRMEK BU KADAR ZOR OLMAMALIYDI

Benim küçük kızım ile kıyafet değiştirmek çok keyifliydi.Bir zamanlar …
Bir yerlere gideceğimizi düşündüğünden midir bilmiyorum kızım kıyafet değiştirirken çok mutlu olurdu.Önce ne giydireceğime detaylı bir şekilde bakar sonra da kendisini giydirirken bana yardımcı olurdu.Bu halleri beni de mutlu ediyordu.Çünkü kızımın bu halleri çok güzeldi.
Şimdilerde durum hiç de öyle değil.Kızım onu giydirirken sürekli bir rahatsızlık halinde oluyor.Garip bir huzursuzluğu var.Kıyafetlerini çıkarırken de aynı şeyi yaşıyoruz.Çıkarmamı istemiyor , giydirmemi istemiyor ve sürekli olumsuz tavır takınıyor.Bu kadar zor olmamalıydı.Oysa ki bir zamanlar çok sevinerek giyiniyordu.Tatlı tatlı gülümsüyordu.
Bu durumun diş çıkarması ve onunla alakalı olduğunu düşünmeye başladım.Çünkü diş çıkaracağı zaman bebekler bu kadar huzursuz olurmuş.
Kızımla sürekli sohbet ederek kıyafet giydiriyorum.Onun sakin kalmasını ve isteksizliğini ortadan kaldırmak için dikkatini dağıtacak başka bir şey ile oyalıyorum.Yine her şey aramızda ki bağ ile yoluna giriyor.Onu giydirirken avuç içlerine öpücükler konduruyorum.Bu ikimize de iyi geliyor. 🙂 🙂

KIZIMIN SU VE BANYO KORKUSU

Kızımın su ile arası bir türlü iyi olamıyordu.Her banyo yaptırmak istediğimizde aynı sorunu yaşıyorduk.Suya dokunmaktan ve banyo yapmaktan korkuyordu.
İlklerde pek anlamadı ve alışmıştı da ama şuan her şeyin farkında ve istemediği bir şey olduğunda hemen tepsi gösteriyordu.Banyo kapısına yaklaştığımız da hazırlığı görür görmez ağlamalar başlıyordu.İçeri girmek istemiyordu.Her defasında kızımı önce ikna eder olmuştuk.Belirli bir süre onu ikna ediyoruz daha sonrasında banyo yaptırıyorduk.Hiç yerinde durmadığı için benim küçük kızım bizi çok yoruyordu.Uzun uzun yıkama durumumuz olmuyordu.Hemen bitirme düşüncesiyle çabucak çıkarıyorduk.
Bu bahsettiğim yaklaşık 2 ay kadar falan önceydi.Şimdilerde kızımın su ya karşı tepkileri azalmaya başladı.Her güne başlamamız da önce elimizi yüzümüzü yıkıyoruz .Ellerini suya tutup kendisinin yıkmasını sağlıyorum.Böylelikle kendisi de oyun oynar gibi keyifleniyor.
Bu zamanlar çok da kolay olmadı elbette ki.Her yüz yıkmamız ayrı bir durum ayrı bir olaydı.Çok inatçı bir kızım var ve ikna etmek zor oluyordu.Ama sevgi her şeyi halleder düşüncesiyle onun suyu sevmesi için elimden geleni yaptım.Buna suyla oynaması da dahil.Ellerini her suya tutmasında yüzünde ki tebessüm biraz şımarıklığa da dönüşüyor ama olsun şimdi banyo yapması daha keyifli daha güzell 🙂

KIZIMLA TEMİZLİK ZAMANI

Temizlik evimizin olmazsa olmazı.Hele bir de bebeğiniz var ise o evde sürekli elektrik süpürgesi çalışır.Biz anneler bir süre sonra bu maratona alışıyoruz.Peki ya bebeklerimiz.Onlar o zamanlar da ne yapıyor ?
Tam her şey yolunda çocuğum dururken temizlik yapıyım diyorum bir bakmışım kızım eline aldığı oyuncaklarla birlikte bana doğru geliyor.Çünkü evimizin her köşesi oyun alanı olabilir.Yani kızım için temizlik yapmak bile oyun haline gelebiliyor.Ben onu elektrik süpürgesinden uzak tutmaya çalıştıkça benim küçük kızım bize doğru koşmaya başlıyor.Çünkü bir oyuncak daha gördü kızım.
Her odayı temizlemek için iki kat yorulduğumu hissediyorum.Ben yoruluyorum ama kızım benim ile temizlik yaparken hiç yorulmuyor.Tam tersi onun için bu zamanlar keyifle geçiyor.Süpürge sesini dinliyor.Süpüreceğim yerlere gelip oturuveriyor. 🙂
İster istemez o temizlik uzuyor da uzuyor.Hatta bazen saatler alıyor.
Biraz büyüdüğünde yardım edeceğini düşünüp kendimi teselli ediyorum . 🙂