ELLERİNDEKİ HER ŞEYİ ATMAK GİBİ BİR YARAMAZLIKLARI VAR

Benim küçük kızım bu sıralar her şeyi oyuncak olarak kullanmaya başladı.Mutfak eşyalarımın onun için ne kadar dikkat çekici ve vazgeçilmez olduğunu anlatmaya kelimeler yetmez.Kaşıklarım , çay tabaklarım öncelik verdikleri arasına girmeyi başardı. 🙂
Kızımın oyun oynamayı sevmesi beni dinlendiriyor.O yüzden mümkün olabildiğince oyun oynamaya yöneltiyorum.Kimi zaman birlikte kimi zaman da tek başına elindeki eşyalarla oyunlar oynuyoruz.Ses çıkarmak çok hoşuna gidiyor.Hatta önceliği ses çıkarmak olduğu için bazı zamanlar elindeki her şeyi yere atarak da oyununa devam ediyor.Küçücük bir şeyi dahi yere atar oldu.Eminim bunu yaşayan bir tek benim kızım değildir.Bebeklerde bu gibi durumlar sıklıkla yaşanıyordur.
Bir bakmışım ‘Kaybolan eşyalarım nerelerdesiniz ‘ derken buluyorum kendimi.Evet gerçekten evimde kızım sayesinde eşyalarım kaybolmaya başladı.Kimi zaman bir koltuk altından çay kaşığımı , kimi zamanda kapı arkasında çay tabağımı görür hale geldim.Her ne kadar kızım oyun oynuyor diye seviniyor olsam da bu gibi şeylerle de karşılaşmıyor değilim . 🙂
Kızım bu yaramazlığını bir yerlere gittiğimiz dede yapmaya başladı.Biraz korkuyorum artık.Çünkü evimde ki rahatlığını dışarıda da yapsın istemiyorum.Onun oyun alanları çok değerli benim için.Güzel vakit geçirdiği bir ortam yaratmaya çalışıyorum.Fakat bunun için başkalarını rahatsız etmesi hoş bir durum değil.Bu sebeple bu konuda acilen bir şeyler denemem lazım diye düşünüyorum.Araştırdığım kadarıyla çocuklar yapma denileni daha çok yapmak istediklerinden çok üstüne gitmeden bu durumu yoluna koyabilirmişiz.Mesela elindekini bir anda çekip almak yerine onu mutlu gördüğümüz bir anda onunla sohbet ederek dikkatini başka yöne çevirmek ve odak noktasını değiştirmek gerekiyormuş.Bu şekilde hem ağlamasını engellemiş oluyoruz hem de daha fazla ısrarcı olmasını engelliyoruz.
Bebeklerimizin her şeyi neden yerlere attığı da bu konuda büyük önem taşıyor.Sinirli bir şekilde değil de daha oyun oynar hali var benim küçük kızımın.Bu durum beni bu sebeple çok da tedirgin etmiyor artık.Çözümünü aramak daha kolay geliyor.Görüyorum ki en büyük çözümü sabırlı olmaktan geçiyor.Cezalandırmak bana göre asla çözüm olmadığı gibi tercih de olmamalı.
Bebeğimizi sabırla ve olabildiğince eğitimle büyütmek en güzel çözüm olmalı.

YEMEĞİNİ KENDİSİ YİYECEKMİŞ

Kızımın her gün değişen halleri beni bugün de şaşırtmadı.Küçük kızım şu sıralar elinden kaşığını bırakmak istemiyordu.Her ne kadar ben oynamak için aldığını düşünsem de aslında durum öyle değilmiş.
Benim küçük kızım yemeğini kendisi yemek için önce kaşığını istiyor.Sonra soframızdakilerden mama sandalyesine bırakmamızı istiyor.İlklerde sadece kaşıkla oynuyordu fakat bizi izleyip yemek yiyormuş gibi hareketler yapmaya başladı.Bugünlerde ekmeği de dahil olmak üzere her şeyi kendisi yemek istiyor.
Ben elimde tabakla yaklaştığımda önce duruyor sonra ‘mama mama ’ demeye başlıyor.Yemeğin kendisi için olduğunu çok rahatlıkla anlayıp tepki veriyor.Mutlu oluyor. 🙂
Kızım sürekli bir şeyler yemek istiyor.Fakat çok az yiyor.Sık sık yemek saatlerimiz oluyor.Çünkü tam anlamıyla doyduğunu anlamadan yemeği bırakıyor oyuna dönüyor.Bu benim hiç hoşuma gitmiyor. Bu davranışı uzun sürmesin diye dualar ediyorum.Çünkü bütün gün ne kadar yedirmem gerekirdi diye endişe duymaya başladım.
Elinde bir şeyler olduğunda yemek yemek daha cazip geliyor olacak ki her şeyi eline almaya çalışıyor.Benim küçük kızım büyümüş de kendi yemeğini kendisi yemek istiyor. 🙂

KIZIM YEMEK YEMEYİ ÖĞRENİYOR

Akşam olunca birlikte aynı sofrada yemek yemeyi çok seviyoruz.Kızım hep yemek saatlerinde güzel uykusundan uyanıyor.Onsuz yemek yememizi istemiyor diyorum bazen.
Sofranın hazır olduğunu görünce yüzünde tatlı bir tebessüm oluyor.Tabi bir de babasının geldiğini anlıyor küçük hanım.Hemen gözleri babasını arıyor.Yemeğe başlar başlamaz önce ne yiyebilirim acaba diyerek yemekleri süzüyor.Sonra masa da ki kaşık , çatal tam da ona yaramazlık yapması için ideal diye düşünerek almaya çalışıyor.Ama aslında sadece yaramazlık değilmiş bu kızımın kendi kendine yemek yemek istediğinin de belirtisiymiş.
Bizim ilk önce korkarak eline verdiğimiz kaşık şimdilerde onun en sevdikleri arasında yer almayı başardı.Minik elleriyle zar zor tuttuğu kaşığı bize bakarak kullanmaya çalışıyor bir yandan da çok mutlu olduğunu belli ediyor.Elbette şuan kendisi yemek için çok erken ama kızımı böyle neşeli görmek aşırı güzel.
Biz de kızımın bir anda kendi yemesini beklemiyoruz.Belirli bir zaman bu şekilde ilerleyecek.Biraz endişeleniyoruz. Çünkü o kadar hareketli ki kaşık sürekli yüzüne dokunuyor. Belki de biz biraz telaş yapıyoruzdur.
Tatlı tatlı dokunuşlar küçük kızımın her şeyi öğrenmesini sağlayacak. Biz de onun o tatlı telaşını izleyeceğiz.