İLK DURAK YERİMİZ

Erken saatlerde çıktığımız yolumuza devam ederken bir yerde durup dinlenmek ve aç karnımızı doyurmak istedik.Bunun için hemen internetten güzel bir yer aradım.Karşıma çıkan ilk yer tam da bizim aradığımız yerdi.Yolu biraz ters düşüyordu bize ama yine de görmek istedik.
Yemek yemek için tercih ettiğimiz yer gerçekten görülmeye değer bir doğa manzarası olan Akpınar Restorant idi.Söğütlü ye bağlı bir yer burası.Girişte çok anlaşılmıyor.Restoran bölümüne geçtiğimizde bizi harika bir manzara bekliyormuş.
Yolculuk bizi epeyi yormuştu.Malum kızım bir uyuyor bir uyanıyordu.Arabamızı park edip kendimizi dışarıya attık.Tertemiz bir nefes çekip uzun uzun baktım.Çektiğimiz yola değecek bir manzarası vardı.
Benim küçük kızımda çok sıkılmıştı.Kapılar açılır açılmaz yüzünde güller açtı.Çok bunalmıştı benim küçük kızım.Hemen elini yüzünü yıkadım.Tabii bir de tatil boyunca hiç yanımızdan ayırmadığımız dezenfektanımızı kullanıp maskemizi takıp mola yerimizi dolaştık.
Kızım yanı başımızda bir park olduğunu görünce babasının elini tutup parka doğru yürümeye başladı.Çocukların çok sevdiği hiç vazgeçemediği parklarımızın temiz olduğundan emin olmak için önce ben kontrol ettim.Kızımı durdurmak zor olacaktı ama bunu yapmak zorundaydık.Islak mendil ve dezenfektanımızı hazır edip park alanında oynamaya başladılar.Oradaki küçük bir ata bindirdik.Kızım bunu çok sevdi.
Sıra yemek yiyeceğimiz restorana gelince inanılmaz güzel bir manzara bizi bekliyordu.Bir yanımız deniz masmavi , bir yanımız orman , yeşillik , doğa …
Manzara bizim dikkatimizi çekse de kızım için aynı şeyi söylemek pek mümkün olmuyor.Benim küçük kızım mama sandalyesine oturur oturmaz eline menüyü aldı ve sayfalarını tek tek çevirmeye başladı.İtina ile her sayfada birkaç dakika bekledi. 🙂
Keyfimize diyecek yoktu. Ama elbette yola devam etmek zorundaydık ve yemeğimizi yer yemez oradan ayrıldık. Hatıra olarak da turuncu renkte el emeği küçük bir ev aldık . 🙂

KIZIM İLE İLK TATİLİMİZ

Uzun bir süredir yazı yazmaya ara vermiştim.Ne kadar özlediğimi tahmin bile edemezsiniz.Aslında yazmaktan ne kadar keyif aldığımı unutur olmuştum.Şimdi tekrar devam edeceğim.Tatilimiz bitti ve ben yine bilgisayarım başındayım.Üretmeye , çalışmaya devam edelim.Biz annelere çok iyi geldiğini düşünüyorum.Hadi başlayalım o vakit. 🙂

ARABA YOLCULUĞUMUZ

Biz bu yaz çekirdek ailem ile kısa ama güzel bir tatil yaptık.Tercih ettiğimiz yer ise Karadeniz oldu.Yeşilin her tonunu görebilmek mümkün olduğundan doğa ile iç içe mükemmel bir tatil olduğunu söyleyebilirim.Kesinlikle bitmek bilmeyen bir oksijen deposu var.
Bu tatilin bizim için özellikle ayrı bir önemi daha var. Çünkü kızım ile ilk tatilimiz.Elbette biz de kendi kendimize acaba çok zorlanır mıyız diye düşünmedik değil.Ama şükürler olsun kızım bizi hiç üzmedi.Her günümüze ayrı ayrı değinmek istediğimden şimdilik detaya girmiyorum.
Çocuklar büyüdükçe ne kadar hareketli oldukları tahmin edersiniz.Bitmek bilmeyen enerjileri var.Bizlerde bu enerjiye yetişmeye çalışanlar olarak rolümüzü alıyoruz. 🙂
Kızım ile çıktığımız yolda bizi en çok korkutan arabada yolculuk etmemizdi.Çünkü belirli bir süre sonrasında sıkılıp huysuzlanabileceği diye bir gerçek vardı.Her ne kadar ona ortam ve oyuncak imkanı sağlayabilmiş olsak da kapalı alanda belirli bir süre kalabiliyordu.Çok şanslıyız ki kızım arabada uyumayı tercih etti.Bizi korkutan ilk adım güzel bir anıyla başladı.Kızım yolculuk başlar başlamaz güzel gözlerini yumdu mışıl mışıl uykuya daldı.Belirli süre aralıklarıyla uyansa da bizi hiç üzmedi diyebilirim.
Yolculuklar da bebeğinizin uyuyor olması gerçekten bir anne için çok iyi bir durum.Bebekler arabada yolculuk etmeyi severler diye hep duymuşuzdur.Hatta bebekleri uyumayan ebeveynler arabada gezdirip uyumalarını bekleyebiliyorlar.Elbette bu son çare olabilir.Çünkü biz annelere düşen bebeklerimizin uyku düzenini sağlayabilmektir.
Bir diğer korkumuz da hareket alanı kısıtlı olacağından çok çabuk sıkılıp dışarı çıkmak istemesiydi.Bu konuda bir çok annenin yaptığı gibi eline telefon verip keyfimize bakmadık.O küçük alanımız da kızım ile oyunlar oynamaya çalıştık.Yolculuk esnasında sevdiği meyveleri eline verip kendi yemesini bekledik.Yolculuk esnasında arabamız biraz kirlenmiş olabilir.Hatta biraz dan az fazla da olabilir. 🙂
Yeter ki bebeklerimiz huzurlu olsun , onlar için yapamayacağımız bir şey yoktur. 🙂

BUGÜNLERDE HALLERİMİZ

Uzun bir zaman sadece evimizde vakit geçirdiğimizden şu sıralar daha çok dışarıdayız.Tatiller , gezmeler , oturmalar , günler , ziyaretler bir hayli çoğaldı.Bu arada halen tedbirli davranmaya da devam ediyoruz.Maske zorunluluğunun devam ettiği bu günlerde yine de kendimizi temiz havaya bırakmadan edemiyoruz.Haliyle çok özledik.Bende şimdi özlem giderme zamanı geldi diye düşünenlerdenim.
Sevdiklerimizden uzak yaşayanlarımız ne çokmuş.Şimdilerde herkes yolculuk halinde.Hem telaşlı hem de tedbirli yolculuklar var çevremizde.Tam da olması gerektiği gibi.İnsanların birbirlerini görebilmek adına verdikleri sabır takdire şayan.
Biz sohbetlerin yakından olanını seviyoruz.Evet tam olarak bu aslında arzu ettiğimiz.Her ne kadar araya ayrılıklar girse de şimdilerde herkes sevdiklerinin gözlerinin içine bakarak sohbet etmenin tadını çıkarıyor.Alışılmış bir durum bizimkisi.Hem mecburiyet olmasa kim bizleri sevdiklerimizden ayırabilir ki ?
Kurulan sofralar çoğaldı.Misafirler yerlerini aldı.İkramlar her zamankinden daha bir özenle yapılıyor.Çünkü biz hiç olmadığımız kadar çok özlem gideriyoruz.Bir aradayken yine herkes için dikkatli davranıyoruz.Maskelerimiz sıcak havalar da bizi bunaltıyor olabilir.Ama özlem gideriyoruz ya o bize yeter 🙂
Evet özlem gideriyoruz.Bu durum sadece bizim için geçerli değil.Bizimle birlikte çocuklarımız da özlem gideriyor.Hatta en çok onları mutlu ediyor bu durum.Küçücük yüzlerinde kocaman bir kahkaha var.Çünkü artık evimizden çıkıp biraz da olsa onların alanlarındayız.Parklarda , bahçelerde , yeşilin olduğu her yerde gülen yüzlerine rastlıyoruz.Çocuklarımızın halleri bizi neşelendiriyor.Yeşilliklerde onları özlemişti.Düşünüyorum da parkları , bahçeleri güzel görmemize sebep zaten çocuklarımız değimliydi.Elbette ki onlar.İyi ki varsınız çocuklarımız.
Herkesin kendini dışarıya attığı günler yaşıyoruz. Hafta sonları piknik yapmak için sabırsızlanır hale geldik. Çarşı , pazar gezmekten ziyade temiz hava ve yeşillik bizi çağırıyor.Haliyle piknik alanları da hınca hınç dolu hale geldi.Geçen hafta sonu bizde gittiğimiz bir piknikte oturacak yer bulmakta zorlandık.Ama çok ısrarcıydık ve kendi alanımızı kendimiz yaptık. 🙂
Çocuklarımızla gittiğimiz piknikte önceliğimiz onlar olduğu için bir park vazgeçilmez oluyor.Kızımın çok korktuğu salıncak şimdilerde en sevdiği olmaya başladı.Kahkahalar atarak biniyor artık.Çok uzak kalmıştı ona ait alanlarda dilediği gibi oynamaya.Ama şu sıralar en çok vakit geçirdiğimiz yer haline gelir oldu bahçeler , yeşillikler.Yeni yürümeye başlayan bir bebeğin heyecanını düşünecek olursak daha da eğlenceli bir hal alıyor.Mesela benim küçük kızım gibi.Bu konuya ayrıca değineceğim 🙂
Büyüklerimizin çocuklarına , torunlarına kavuşmalarına değinmeden olmaz elbette.En çok sabır gösterenler şimdilerde daha bir keyif alıyor sevdiklerinin yanında olmasından.Seyahatler çoğaldı herkes memleketine , ailesine , evlerine geldi.Onların ihtiyaçlarını daha bir özenle karşılıyor evlatları.Daha bir anlam kazandı diye düşünüyorum yapılan her iyilik.Bende kızımla ilgilenirken eşimin büyüklerimiz için yaptığı her fedakarlıktan ötürü onunla gurur duyuyorum.
Aylar sonra anneannemin evime gelmesi beni çok duygulandırdı.Sanki ilk kez geliyormuş gibi bir his vardı.Tedbirli davranmak zorundaydık ve çok özlemiştik.Her ne kadar sarılmak olmasa da yakından birbirimize nasılsın demek çok büyük anlam taşıyordu.Büyüklerimiz iyi ki var…
Anneannemin kızımla karşılaşması da bir o kadar heyecanlıydı.Benim minik kelebeğim uzun uzun baktı.Her zaman gördüğü yüzlerden çok farklıydı.Önce tebessüm sonra bir kahkaha belirdi yüzünde.Ama en tuhafı bir anda onu ağlarken görmemizdi. Kısa süreli bir konuşma dan sonra sakinleşti ve oda bize eşlik etti.Kızımın kısa kısa , tatlı tatlı cevaplar verişi beni mest ediyor.
Bu ve bunun gibi bir sürü şey bu sıralar önce kızımı sonrasında da bizleri mutlu ediyor.
Kavuşulabilen özlemler ne güzel.Bir de hep özlemeye devam ettiklerimiz oluyor.
Yanımız da olamayan babannem seni çok özlüyorum.

BUGÜN GÜLEN YÜZLER

Gelen haberler hepimizi mutlu ediyor.Çok şükür virüs vaka sayısı azalıyor.Bu gerçekten çok güzel bir haber.
Güneşin kendini daha çok hissettirdiği bu günlerde hepimizin kalbine su serpildi.
Çocuklarımız uzun zamandır evdeler ve dışarı özlemleri gittikçe artmıştı.Bugün birkaç saatliğine de olsa bebeklerimizin dışarı çıkmalarına karar verildi.Evet düşüncesi bile güzeldi şimdi gerçek oldu.Çünkü gerçekten artık dışarı çıkmak lazımdı.
Haklı olarak huzursuzluk çıkardıkları da olmuyor değildi.Ama bugün çocuklarımızın günü.Uzun zaman sonra dışarı çıkıp diledikleri gibi koşabildikleri bir gün.
Çekilen fotoğraflardaki yüzler gülüyor.Kimisi annesinin elini tutuyor , kimisi kucağında , kimisi özgürce dolaşıyor.Her birinin hikayesi ayrı bugün.Bazıları parkta , bazıları bahçede , bazıları kapı önünde.Nerede olduklarını sorgulamadan çok mutlu olduklarını görüyoruz.
Yüzlerde ki tebessüm hep aynı.En masum halleriyle bakıyorlar.Çocuklarımız doğayı çekti içine bizde onların gülen yüzlerini.

BEBEĞİMİZİ ŞEKERLİ GIDALARDAN UZAK TUTALIM

Çocuklarda sıklıkla gördüğümüz ve önüne geçmekte zorlandığımız bir konuya şekerli gıdalara değinmek istiyorum.Benim küçük kızım da her bebek gibi şimdiden çok seviyor.Ne kadar zararlı olduğunu az çok hepimiz biliriz.
İlk başlarda asla yanına yaklaştırmadığımız şekerli gıdaları şimdi kendisi istemeye başladı.Vermediğimizde sinirlenip atar yapıyor benim küçük kızım.Halbuki ne kadar zararlı olduğunu bilse istemezdi diye düşünüyorum.Bu durumda bunu ona anlatmakta elbette bize düşüyor.Mümkün olduğunca şekerli gıdalardan uzak tutmaya çalışıyoruz.Fakat artık kızım büyüyor ve kendisi de tadına bakmak için bir şeylere uzanmaya başladı.
Bebeklere bu kadar erken yaşta şekerli gıda verilmesi çok zararlı.Hem diş çürümelerine hem de tokluk hissiyatı verdiği için yemek yememelerine yol açıyor.Tam da sağlıklı besinler tüketmemiz gereken bu zamanlar da şeker hayatımızda uzak olmalı diye düşünüyorum.Ayrıca benim gibi düşünen bir çok anne olduğuna eminim.
Ben özellikle uzak tutmaya çalışıyorum. Biz mümkün olduğunca evimize abur cubur almamaya çalışıyoruz.Daha çok kendi yapmış olduğum yemeklerden yediriyorum.Çok şükür ki kızım yemek yemekte beni üzmüyor. Ama bebekler yemek yemiyorsa bunun bir diğer sebebi de açken verilen şekerli gıdalardır.Çünkü bebekler tatlı bir şey yediğinde onu tıkıyor ve yemek yemesini engelliyor.
Bebeğimize verdiğimiz yemekler çok önemli.Bu sebeple biz annelere çok fazla görev düşüyor.Lütfen bebeğiniz istiyor diye kolaya kaçmayalım. Her şey yine bizim elimizde unutmayalım . 🙂