DİŞLER ÇIKMAYA BAŞLAYINCA ATEŞLER YÜKSELMEYE BAŞLIYOR

Bebekler diş çıkarırken çok sabırlı olmamız gerektiğini genelde etrafımızdakiler söylerler. Ateşlenmeler ve huzursuzluklar başladığında bebekler en çok annesini isteyecektir.
Bizde de çok farklı geçmedi bu dönem. Kızım çok huysuzlanmaya başladı.Sürekli ilgi isteme halleri , kucaklardan inmemesi vs.Ama bana göre en net belirti ateşlenmesiydi. Keza öyle de oldu. Kızım ilk 4. ayında akıtmaya , huysuzlanmalara başlamıştı. Ama bu dişinin hemen çıkacağı anlamına gelmemeli.Çünkü birkaç ay böyle sürdü. Emin olduğum nokta ateşlenmesi oldu. Aralıklarla ateşlenmeleri başladı.Bu beni çok korkuttu yanından 10 dakika ayrılınca tedirgin olmaya başladım.Özellikle uykularında daha fazla oluyordu.Uyumaya başlayınca her 10 dakika da bir kontrol etmeye başladım.Zaten doktor kontrollerimizde de bu zamanların daha çok dikkat edilmesi gerektiği söylenmişti.
Geceleri çok daha fazla huzursuzlanmalar başladı.Uyutup beşiğine bıraktıktan yarım saat sonra kızım bir anda çığlık atıyordu.Sonra da ağlamaya başlıyordu.İlk başlarda ateşi yoktu ama daha sonrasında yükselmeye başladığını görünce doktorumuzun verdiği ateş düşürücüyü kullanmaya başladık.Gerçekten faydası oldu.Kızımın dişleri henüz çıkmamıştı ama sancılar çok güçlüydü. Sık sık kontrol etmek çok fark ediyor. Lütfen bebeğinizin ateşini sık sık kontrol edin onun acı çekmesi minik bedenlerine çok ağır geliyor.

İLK 6 AY BEBEĞİM… MİNİK ELLER YUMUDUK AYAKLAR HİÇ DURMUYORDU

Bebeğim artık yavaş yavaş hareket etmeye başlamıştı. Minik ellerini tanımaya başladı. Sürekli kendisine bakıyordu. Ellerini uzatıp her şeye dokunmak istiyordu.Hatta bazen şekilden şekilde girdiği oluyordu. Kıyafet giydirirken ki halleri aşırı güzeldi. Sürekli bir tebessüm hali vardı. Sanki renklere karşı dikkati de artmıştı. Mesela televizyon izlemeye çalışması gerçekten hiç beklemediğimiz bir şey di.
Ses duyduğunda hemen bakıveriyordu. Ben onunla ilgilenirken o başını çevirip televizyona odaklanıyordu. Maalesef bu durum hiç hoşumuza gitmese de sanırım acilen önlem almamız lazımdı. Çareyi başka şeylere yöneltmekte bulduk.
İlk oyuncağı emziği oldu kızımın. Ağzından çıkardığımız an gözler ondaydı Uyurken onunla , oynarken onunla her yere onunla gezer olduk.
Tabi ki bununla birlikte damaklarının kaşınıyor olabileceği bizim sonradan aklımıza gelmişti. Kızımın dişleri için erken di fakat damakları çok kaşınıyordu.
Çareyi başka şeylere yöneltmek demiştim ya gerçekten çok fark ediyor kesinlikle tavsiye ediyorum. Eğer bebeğiniz bir şeyde ısrarcı olursa onu ortadan kaldırdığınız an başka bir şeyle onu kandırabilirsiniz. 🙂

İLK 6 AY BEBEĞİM …

İlk 6 ay anne sütü verilmesi bağışıklık sisteminin güçlenmesi için çok önemlidir.Bu konuyu hem doktorumuzdan hem çevremizden sürekli duyarız.Eğer bebeğiniz emmeyi kabul etmişse çok şanslısınız.Çünkü emziremeyen annelerin işi çok daha zor. Bebeği emmeyen anneler mamaya başlıyor. Bir anne sütü kadar olamayacağını hepimiz biliriz. Ben de emzirme taraftarı olarak ilk zamanlar mama vermeyi kabul etmedim.
Doğumdan hemen sonra bebeğimi emzirmeye çalıştım.Bir süre emiyor sonrasında hemen uyuyordu.Aslında kızım doymuyormuş. Doymadığı için de sarılık başlangıcı görüldü.Biz kızımızın kilo alacağını düşünürken tam tersi zayıflamaya başlamıştı.Zaten küçücük bedeni vardı.İlk 3 günü bu şekilde anlamadan atlattık.3 gün doktor randevumuz vardı. Doktorumuz acilen mama takviyesi yapmamız gerektiğini söyledi. Biz ailecek önce uzak durduk. Sonrasına doktorumuz sarılık testinin sınırda olduğunu söyleyince hemen mamaya başladık. Çok korkmuştuk ama sadece 3 gün sonra kızım kilo almaya başladı. Tabi bu sırada ben emzirmeye devam ediyordum.Pes etmedim sadece mama verip bırakmak istemedim.Sürekli emzirirken buluyordum kendimi , tabi ki bunda annemin de etkisi çok büyük .
Lütfen siz de pes etmeyin yeni anne olanlar ve anne adayları. Bir süre sonra sütüm çoğaldı ve ben mamayı daha az vermeye başladım. Gelmiyor deyip bırakmak istemedim.Bu çok büyük bencillik olacaktı. Çünkü şanslıydım bebeğim emmeyi kabul etmişti. Kokumda uyumayı kabul etmişti.

EVİMİZDE HAYAT VAR

Bu sıralar ülke olarak zor zamanlar yaşıyoruz fakat bu zor zamanlar elbette ki kalıcı değil.Bizler hep birlikte bu günlerin üstesinden gelebiliriz.Çünkü birlik olduğumuzda gerçekten mucizeler gerçek oluyor dünya daha güzel bir hal alıyor. Karamsar olmak yerine güzel günler geleceğini düşünmek hepimize iyi gelecektir.
Evde kalmanın da kendimiz ve yakınlarımız için hatta hiç tanımadığımız insanlar için dahi en iyi şey olduğundan bahsetmek istiyorum.Temizlik başta olmak üzere evde kalmak , temastan kaçınmak , kalabalık ortam yaratmamak ve buna benzer birkaç önlem var. Aslında evde kalmak her ne kadar zor gibi görünse de bence evimiz ailemizle daha güzel vakitler geçirebileceğimiz , birbirimizi mutlu ederek , çocuklarımıza eğitici ve öğretici aktiviteler yaptırabileceğimiz şahane bir alan.Babasını özleyen çocukların bu duruma ne kadar çok sevindiğini düşününce hiç de zor gelmiyor insana.
Çalışan kesim haricinde kış aylarını evimizde geçirmeye alışkınızdır.Yaz aylarının yaklaşmasıyla kendimizi dışarı atmak için dört gözle beklediğimiz doğru fakat bu süreçte evimiz bizim için en güzel alan olabilir. Sağlığımız için evimizde kalıp kendimizi olabildiğince izole etmeliyiz.Bunu yaparken bu durumun geçici olduğunu ve sevdiklerimizle en kısa zamanda yine bir araya gelip keyifle kahkahalar attığımızı düşünmek çok iyi gelecektir.

KIZIMLA İLK TANIŞMAMIZ : )

Bir annenin doğum anıları anlatmakla bitmez bilirsiniz. Saatlerce konuşulabilir bu konu üzerine. Ben de şuan kızımla ilk tanışmamdan bahsetmek istiyorum.
Hamileliğimin ilk ayıydı henüz içimde küçük bir can taşıdığımı bilmeden yaşıyordum. Kız kardeşimin düğünü vardı büyük bir heyecanla hazırlık yapıyorduk.Bu esnada tahlil sonucumu öğrenmek için doktorumu aradım. Vee o güzel haber böylelikle geldi.Tabi ki de gözyaşlarımı tutamıyordum. Hamile olduğumu öğrendiğim ilk yaptığım elimi karnıma dokundurmak oldu. Allah’ ım şükürler olsun dedim. Aramızdaki bağın çok kuvvetli olacağını şimdiden anlamıştım.
Minik bebeğimi bir an önce görmek için sabırsızlanıyordum.Doktor randevularına ayrı bir heyecanla gitmeye başladık. Sonrasında bir kızım olacağını öğrendim. Kızımla sürekli sohbet ederken buluyordum kendimi. Tabi ki o sohbet esnasında benim küçük kızım kendini daha çok hissettirmeye başladı. Bu arada tekme atmalarını çok özlediğimi itiraf edebilirim.Hızla büyüyordu ve artık zaman yaklaşmıştı.Kızım benim yetersiz beslenmemden ötürü çok kilo alamamıştı. Miğde bulantım çok fazla olduğundan yemek yemekte zorlanıyordum. Ama doktorumuz yinede doğum için yeterli kiloya sahip olduğunu söylemişti.
Doğum günü geldiğinde her şeyimiz hazır bekliyorduk , kızım normal doğumla dünyaya gelecekti. Fakat her şey normal iken hastane de bir şeyler yolunda gitmedi ve beni acilen sezeryana aldılar. Kızımın kalp atışları yavaşlamıştı ve küçücük bedeni ile mücadele ediyordu bebeğim. Büyük bir korkuyla girdiğim doğumda ne de güzel bir mucizeydi kızım. Sesini duyduğum an kalbim yerinden çıkacak sandım hemen kızıma baktım.Minicik elleri ayakları vardı , gözlerini açmakta zorlanıyordu ama çokkkkk güzeldi. Onu ilk önce uzaktan izledim , ameliyat devam ediyordu.Sonra bana doğru geldiklerini gördüm.Yanağıma dokundurdukları an kızımla ilk tanışmamızdı. Tarifi mümkün olamayacak kadar güzel bir şey gerçek olmuştu.Şükürler olsun , şükürler olsun.

KİŞİSEL BLOG NEDİR ?

Kişisel blog hemen hemen hepimizin sıklıkla duyduğu hakkında detaylı olmasa da belirli bir bilgiye sahip olunan son dönemlerin en gözde kelimesi haline gelmiştir. İnsanlar duygu ve düşüncelerini bu platformda özgürce paylaşabiliyor.Bende bu konu hakkından sizinde merak ettiğiniz soruları yanıtlamak için konuyu ele almak istedim.
İlk olarak ‘ blog ‘ kelimesini anlamından başlayalım.Blog , insanların internet ortamında görüş ve paylaşımlarını özgürce yayına alabilecekleri bir mecradır.WeB Log kelimesinin kısaltılmasıdır.Kendilerine ait bir web sayfaları olan kullanıcılar bilgi sahibi oldukları konular hakkında yazılar yazar ve okuyucular arasında bir bağ oluşturur.

NEDEN Mİ KİŞİSEL BLOG TERCİH ETTİM …

Blog benim özellikle son yıllarda sıklıkla duyduğum bir kelime haline gelmişti. Hiç araştırma gereği duymamıştım ama bir gün kendimi bu alanda ne yapabilirim derken buldum.Aslında o kadar çok seçenek sunuyor ki gerçekten tercih etmemek mümkün değil.Mesela ben yazılarımda her konuya değinmek istiyorum. Bir anne olarak önceliğim annelik adına nacizane fikirlerimi sunmak olsa da aslında istediğim şey hayata dair her konuda fikrimi , düşüncelerimi paylaşmak. Bu sebeple de kişisel blog tercih sebebim oldu.

Yeni Doğan Bebeğiniz İçin Altın Bilgiler

Bebek insan hayatındaki en temiz , en mucizevi , en güzel duygudur.Annelerin hamilelikte başlayıp bebeğinin ilk bakımı ve sonrası için endişeleri olabiliyor.Bunlar annelerin ilk bakımla birlikte her şeyi aşama aşama yaşadıkça öğrenebilecekleri güzel ve de bir o kadar önemli konular.Bende yaşamış olduğum ve de araştırdığım kadarıyla sizlere pratik bilgiler vermeye çalışacağım.
Bebeğiniz ilk doğduğu dakikadan itibaren size ihtiyacı vardır.Bebeğinizi sık sık kucağınıza alın kokunuzu mutlaka tanıyacaktır.Aranızdaki bağı kuvvetlendirmek için onun size yakın olmaya ihtiyacı vardır.
Bebeğinizi sık sık emzirmeyi ihmal etmeyin.Özellikle sarılık olma ihtimali varsa buna daha çok dikkat etmeniz gerekir.Çok çabuk yorulacaktır, göğsünüzde tutup dinlendirip tekrar devam edebilirsiniz.
Bebeğinizin karnı doyduğunda kendini çekecektir.Hafifçe sırtına dokunup gazını çıkarmayı unutmayın. İlerleyen zamanlarda bebeğiniz kendisine gazı olduğunu belli etmeye başlayacaktır.
Yeni doğan bebekler ilk zamanlar sıklıkla uyurlar.Bu sizi korkutmasın , zaten gece gündüzün de farkında olmazlar.Gündüzleri uyanık olduğunda onunla konuşun minik minik tepkiler verecektir.
Gece uykularının düzenli olması için çevre sessizliğini sağlayın. Mümkün olduğunca sesten uzak olsun bu saye de daha rahat ve daha uzun süreli uyuyacaktır.
Bebeğinizin yıkanması için acele etmeyin. Göbek bağı 7 ile 10 gün arasında kendiliğinden düşecektir.Asla kendiniz almaya çalışmayın. Ayrıca unutmayın bebeğiniz misler gibi kokuyor 🙂

BEN KİM MİYİM ?

Merhaba . Ben Özge.28 yaşındayım.Çok heyecanlı olduğumu itiraf edebilirim. İlk yazımda kendimden bahsetmek istedim. Amasya’ nın bir ilçesi olan Merzifon’ da yaşıyorum.
Amasya Üniversitesi Bilgisayar programcılığı programı bölümünü bitirdim.Şuan evli ve bir kız çocuğu annesiyim 🙂
Fakat bir kadının her daim her yerde kendini geliştirip kendine kattıklarıyla çok güzel yol alacağına sonsuz inancı olan bir kadınım.
Yakın zamanda bir yemek sitesinin editörlüğünü yapmaktaydım. 2 sene kadar çalıştım ve şuan tek işimin yazmak olduğunu söyleyebilirim 🙂
Bu sebeple de sık sık yazacağım.Yazdıklarımı okumaktan keyif alacağınızı umuyorum.